Fottbrazileiro

Fottbrazileiro
Tout le monde joue au football au Bresil

samedi 7 décembre 2013

TRANSFER NASIL YAPILIR?

DANISIKLI DOGUSMU YA DA DANISMANLI COKUSMU?


Oncelikle transfer konusunda "uzmanlarca" kabul edilmis, tartisilmaz ve olmazsa olmaz kurallara bir goz atalim;

- Yeni antrenor transferde para harcama egilimindedir.
- Transfer yapacaksan bir komite kur ve cogunlugun gorusunu al
- Uluslararasi sampiyonalarda "anlik" parlama sonucu transfer yapma
- Bazi milliyetlerin cazibesine kapilma (Brezilya-Hollanda vs)
- Yasli ve tecrubeli (!) futbolcuya degerinin uzerinde fiyat bictirme
- Santrforlar ederinin ustu, kaleciler ederinin altidir, unutma
- Goruntu saplantilarina (sabit fikir/idee fixe) aldanma (les hommes preferent les blondes)
- Hic bir futbolcuya 20 yasin altinda "agir" yatirim yapma
- Ederinin uzerinde fiyat bulmus hicbir futbolcunu satmaktan cekinme
- Gitmesi kacinilmaz futbolcunun yerine o gitmeden cok once adam al
- Problemli futbolcuyu degerinin cok altinda oldugu icin almaktan kacinma ve problemini coz
- Aldigin futbolcunun yerlesim ve adaptation surecinde yanina uzman kisiler koy.

Yukarida yazili adi konulmamis kurallari ben icad etmedim. Bu isten anlayan herkesin bildigi ama kimsenin uygulamak istemedigi olmazsa olmaz kurallardir bunlar.

Simdi satir satir ne demek istendigine bir bakalim:

- Elbetteki yeni gelen teknik direktor ya da antrenor kendi ekibini kurmak isteyecek ve milyonlarca euro harcamak icin bastiracaktir. Bunun nedenleri sadece sportif basari saglamak degil kendi kurallarini koyup rahat yonetmek icindir. Insanoglunun dogasinda bazi ego sisiklikleri ve bazi firsatcilik egilimleri vardir. Iyi yonetmek, bunlara set cekmek, kurallari onceden koymak ve en onemlisi de sikisinca antrenor degistirmekten vazgecmektir.
Bizde pacasi tutusan yonetim once antrenor degistirir (bu konuyu defalarca isledik zaten) daha sonra pahali ve akla zarar transferler yapar, yaninda da bol palavra soslu haberler fislarki tribunler sussun.
Maalesef bu taktik yillardir, yanlisligi defalarca ispatlanmis olmasina ragmen surer gider.
Kulupler kanunu degismeden, yuzmilyonlarca dolarlarla anilan futbol ekonomisinde dernekler kanunu ile kulup yonetmeye devam etmekten vaz gecmeden bu durumun duzelebilmesi ya da duzeltilebilmesi mumkun degildir.
Buna ilaveten yurdum garabetine bir de TFF nin bilerek ve isteyerek degistirilmis yapisina bakilirsa (kulupler birligi garabeti de isin cilegi) bu durumun su anki sartlarda asla duzelmeyecegi bir gercektir.

Bu cilek konusu beni rahatsiz ediyor soylemeden gecemeyecegim: Bruxelles versionu bu olabilir ama Fransiz'cada dogrusu "cerise sur le gateau" dur. Cilegini sevdiklerim, buyrun biraz kirazdan alin;-)

- Transfer komitesi ne ise yarar? Bunun cevabini Arsenal veya bize kulturel acidan en yakin olan O. Lyon'un bu konudaki calismalarina bakarak alabiliriz. Yillarca izlemedikleri ve ederinin uzerinde asla para odemedikleri, star futbolcu transferinden mumkun oldugunca kacindiklari goz onunde tutulursa ve kuluplerin bugun icin finansal durumlari da dusunulurse kimin dogru kimin yanlis yaptigi ortaya cikacaktir. Bunlara kolayca Barcelona, Ajax vs gibi kulupleri de katabiliriz.
Bu tur kulupler alt yapilarini ciddi olarak kurmus, dunya capinda scouting ekiplerini salmis, bazi ulkelerde "pilot" kulupler satin almis, futbolcuyu olduktan sonra degil daha olurken kapan sistemlerini hayata coktan gecirmislerdir. (Bakiniz: Galatasaray Dergisi Mart 2003 sayisi "Senegal Arslanlari")
Transfer komitelerinin yapisi ve bu komitelerde cogunlugun karari ne denli onemli siz karar verin.

- Uluslararasi turnuvalarda "anlik" parlama yapan futbolcunun bilmeden izlenmeden ya da "tavsiye" uzerine alinmasinin yanlis oldugunu anlamak icin Galatasaray SK nun buyuk tantanalarla aldigi BRUMA ornegine bakabiliriz. Birincisi kural olarak bir turnuvada biraz oynamis genc bir futbolcuya 12 milyon euro deger bicmek "aymazlik" bile degildir. Bu fiyata dunya capinda ve takima "aninda" katki saglayacak, kendini ispatlamis bir cok futbolcu alinabilirdi. Kaldiki hem bir turnuvada iyi oynadi diye aliyorsunuz, hem de 20 yas alti bir futbolcuya bu akla zarar parayi oduyorsunuz...Yani neresinden baksaniz tutar tarafi olmayan bir transfer. Simdi yine bazilari yine transfer konusunda hic mi dogru bir sey yapmadik, yalan soyluyor vs.. diye sallayacagi icin bir kez daha yazayim:

BU YAZDIKLARIM BENIM DEGIL BU KONUDA BIR COK KITAP YAZMIS OLAN SIMON KUPER VE STEFAN SZYMANSKI TARAFINDAN " Les attaquants les plus chers ne sont pas ceux qui marquent le plus" kitabinda anlatilmis. Ben sadece onlarin yalancisiyim!

Dolayisiyla da 18/19 yasindaki bir futbolcuya 12 milyon odenmesi, ozel ucak ile yurda getirilmesi, daha ayaginin tozuyla havaalaninda Avrupa'nin en iyi genc futbolcusunu bulduk getirdik denilmesi tuylerimi diken diken ediyor.
BIZDE SCOUTING BOYLE YAPILIR CELEBI! yersen....

- Gelelim Brezilya, Hollanda vs gibi ulkelerden alinan futbolculara. Kendi deneyimime de dayanarak soyleyebilirimki Brezilya'dan gelen her futbolcu "iyi" futbolcu degildir. Trabzonspor'da oynayan Henrique bunun en guzel ornegidir. Besiktas'ta nasil oynayabildigine hala sastigim Bobo ayri bir asiri ornektir. Bu tur ulkelerde, ozellikle de Brezilya'da futbolcu pazarini iyi tanimadan ve saglam iliskiler kurmadan futbolcu almak sadece sokaga para atmaktan ibarettir. Adini verdigim futbolcular siradan ve o ulkelerde 150/200 bin dolar civarinda degeri olan futbolculardir. Bunlara milyonlarca dolar vermenin mutlaka bazi ozel (!) nedenleri vardir. Brezilya (bu diger ornek ulkeler icin de gecerli) pazarinda ya 150/200 bin dolar civarinda siradan futbolcu alirsiniz, ya da paraya kiyip 5/6 milyon oder confirme futbolcu transfer edersiniz. Bunun yaninda bir de 3. kategori varki bunlar "Star" konumundaki Diego, Robinho, Neymar, Ghanzo vs gibi futbolculardir ve ederleri BRUMA ornegindeki gibi duzinelerle milyon dolardir:-)
Uzun lafin kisasi "milliyet" etiketine aldanmadan futbolcunun iyisini her yerde bulmak mumkundur. Yeterki arastirilip sorusturulsun. Yeterki istensin!

- Yasli futbolcular mezarligi Turkiye'de en onemli sorunlardan biri de bu siktaki futbolculardir. Ornegin bir Didier Drogba'yi 24/25 yasinda 600.000$ a almayan Galatasaray SK ayni futbolcu 35 yasini gectikten sonra bunun 10 mislinden fazla parayi gozden cikararak almaktan cekinmemektedir. Belki Drogba ismi ile ve durusu ile kulube sportif basarinin otesinde bir katki saglayabilir. Ama bunun yaninda yaptiginiz Amrabat, Riera, Bruma, Melo gibi futbolculari yanyana da ust uste de koysaniz acaba kulubunuze veya takiminiza ne katiyorlar diye  dusunmekte fayda var?
Dusunuyorum.
Sizler de dusunun... Bu kulup bosuna batmadi.

- Santrfor/Kaleci fiyat orantilari ve fiyatini bulunca (ya da gecince satilmasi gereken futbolcular) Transfer yapilirken nedense bir santrfor talep ettiginizde degeri 700 bin euro olan futbolcu 7 milyona cikmakta, halbuki bir kaleci en cok 1/2 milyona alinabilmektedir. Transfer piyasalarinin bazi kendine ozgu kurallari ve yapisi vardir. Bunlari unutmamak kulubunuze fayda saglayabilir. Simdi bir kac paragraf atlayarak sirasi gelmisken ederinin ustunde deger bicilmis futbolcu satilirmi satilmazmi bunu dusunelim. Daha once Arda orneginde goruldugu uzere eger sportif olarak size katkisi gerceklesmis ve artik "doymus" futbolcunuz varsa SAT-MA-LI-SI-NIZ. Bugun itibariyle Galatasarayin elinde bir de Burak ornegi var. 18 milyon deger bulmus ama takima katkisi yavas yavas dusmekte olan bu futbolcuyu gecmiste yapildigi gibi tu-kaka etmeden satmasi gereken kulup nedendir bilinmez bazi kurallari bilerek yada bilmeyerek gormezden geliyor. Eh ne yapalim kerameti kendinden menkul danismanlarin ya da araba yuku maas alan CEO'larin bir bildigi vardir.
Her ne kadar bizler ve bu isin uzmanlari aksini dusunuyor olsa da!

- Transfer piyasasindan aldiginiz hicbir futbolcuyu 20 yasin altinda almayin. Transfer de minimum yas kriteri 20/22 olmali bunun altinda "olmamis veya olmayacak" futbolcularla kumar oynanmamalidir. Bu yas kriterinin ustu ise zaten confirme futbolcu kategorisindedir ki ne yaptiginizi bilerek yaparsiniz. Yani alinan risk sifira yakindir.

- Transfer donemine geldikten sonra ve elinizdeki futbolcuyu sattiktan sonra transfer yapmak en buyuk hatalardan biridir. Yani bir futbolcuyu satacaksaniz (Arda ornegi) bunu yerine mutlaka birisini daha futbolcunuz gitmeden doldurmalisiniz. Yoksa Sneijder'e mecbur olur, oynamasini beklersiniz! O da milli takiminda dokturur, size gelince dinlenir...

- Problemli futbolcu transferine gelince: Bu isin ustadlari CLOUGH ve TAYLOR'dur. Ulkemizde ise sayet futbolcu turk ise bir derece Fatih Terim. (Engin ornegi). Bu aldiginiz "hesaplanmis risk" size eger isinizin ustasi iseniz (Clough&Taylor) cok para ve cok sportif basari saglar, dunya capinda ses getirir. Ama isinizi "alaturka: yapiyor ve aldiginiz riski iyi evalue edemiyorsaniz perte-total!
Iyi dusunulmesi gereken bir kural daha.

- Aldiginiz futbolcularin ozellikle yabancilarin yeni sartlara alismasini saglamak icin kulubunuzun yapisini buna uygun hale getirip bir uzman esliginde riski sifira indirmeniz yine mumkun. Bunu en iyi yapan kuluplerden biri Ajax digeri de O.Lyon. Incelenmesinde fayda olan bir olgu daha.
Bu konuya girmisken transferde iyi sonuclar elde etmenin bir diger sayfasi da kulubunuzun popularitesini (Ajax) ve kulubun bulundugu sehrin dunyaca unlu bir takim "cazibe" etkenleri olmasi. Evet maalesef Avrupa Sampiyonu olmus, super kupa almis, Istanbul gibi dunyaca unlu ve cazip bir sehrin takimi Galatasaray SK. Fransa'nin "gastronomie" sehri tarihi Lyon da mukim OL in ne kadar gerisinde bir dusunelim derim....

IMDIIIIII : Ocak 2014 mercato yaklasirken yine gazetelerimizde Galatasaray SK nun bu donem transfer listesinin hazir oldugu ve 25 milyon euro gibi bir butce dusunuldugu yazilmakta, cizilmekte.
Bir yukarida yazdiklarima bakin bir de kulubumuzun mali durumuna. Ayrica kurumsallasmakta hizla yol aldigimizi da dusunursek......Ulu Tanri'dan hepimize sabirlar dilemekten kendimi alikoyamiyorum.

HAN-I YAĞMA

Bu sofracık, efendiler - ki iltikaama muntazır
Huzurunuzda titriyor - şu milletin hayatıdır
Şu milletin ki mustarip, şu milletin ki muhtazır
Fakat sakın çekinmeyin, yiyin, yutun hapır hapır...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir
Şu nadi-i niam, bakın kudumunuzla müftehir
Bu hakkıdır gazanızın, evet, o hak da elde bir...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı zi-safa sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Büyüklüğün biraz ağır da olsa hazmı yok zarar
Gurur-ı ihtişamı var, sürur-ı intikaamı var
Bu sofra iltifatınızdan işte ab ü tab umar
Sizin bu baş, beyin, ciğer, bütün şu kanlı lokmalar...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı can-feza sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malini
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin

Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...

Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı pür-neva sizin
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin
Yazar : Tevfik Fikret



Encore une fois: J'ai dit....

Tunc Uner Aralik 2013




Aucun commentaire:

Enregistrer un commentaire